Bültenimizin bu sayısındaki bir diğer röportajını, 2016 yılı Kimya Mühendisliği mezunumuz ve kariyerine Avustralya’da devam eden Ceylan Nehir Karaduman ile gerçekleştirdik. Kendisiyle İYTE yıllarını, yurt dışındaki profesyonel deneyimlerini ve biyoteknoloji alanındaki kariyer yolculuğunu konuştuk.
İYTE’de kimya mühendisliği eğitimi almak sizin için nasıl bir deneyimdi?
İYTE’de kimya mühendisliği okumak hem akademik hem de kişisel anlamda benim için dönüştürücü bir deneyimdi. Zorlayıcı ama bir o kadar da öğretici bir eğitim süreciydi. Disiplinli çalışma alışkanlığı kazandım, analitik düşünme becerilerim gelişti ve karşılaştığım zorluklar karşısında pes etmemeyi öğrendim. Aynı zamanda çok keyifli de bir zaman dilimiydi. Kampüs’ün şehirden uzaklığı ve az öğrenci sayısı herkesin birbirini tanımasına olanak sağlıyordu ve çok güzel arkadaşlıklar edindim.
Öğrencilik yıllarında sizi en çok etkileyen ders, proje ya da anı neydi?
Kimya mühendisliği mezunu olan bir çok insan sanırım benimle aynı fikirde olacaktır. Beni en çok etkileyen aynı zamanda da en çok zorlayan ders 4.sınıftaki Design dersimizdi. Rapor teslimlerinden önce sabaha kadar okulda sabahlamalarımız hala aklımda. Bir noktada sabah 5’te raporu tamamlarken bir sayfayı komple Türkçe yazdığımı fark etmiştim beynim o derece kendini kapatmış. Bunu hala iş arkadaşlarıma falan anı olarak anlatırım. Her şey bir yana çok zor ama bir yandan da gerçek iş hayatına dair beni güçlendiren bir dersti diye düşünüyorum.
Mezuniyetiniz ardından kariyer yolculuğunuz nasıl başladı?
Mezuniyetimin ardından Sanovel İlaç’ta yaklaşık 7 ay bir Management Trainee programına katıldım. Bu program sayesinde ilaç sektörünün farklı yönlerini tanıma fırsatı buldum ve bu alanda kariyer yapma isteğim pekişti.
Bir süredir aklımda olan yurtdışında yaşama ve çalışma hayalimi gerçekleştirmek üzere Avustralya’ya taşındım. Biyoteknoloji ve ilaç geliştirme süreçleri her zaman ilgimi çeken alanlardı ve Avustralya’da bu alanda birçok fırsat olduğunu gördüm.
İlk olarak Telix Pharmaceuticals’ta Operations departmanında çalışmaya başladım. İlk 10 çalışandan biri olarak şirketin büyüme sürecine doğrudan tanıklık ettim. Zamanla Quality & Regulatory Affairs alanına geçerek farklı sorumluluklar üstlendim ve sonunda şirketin böbrek kanserine yönelik görüntüleme ilacı projesinin proje yöneticiliğini yaptım.
Telix’te geçirdiğim yaklaşık 6 yıl boyunca hem teknik hem liderlik anlamında büyük bir gelişim gösterdim. Ardından kısa bir süre başka bir biyoteknoloji şirketinde çalıştıktan sonra Clarity Pharmaceuticals’ta Kıdemli Proje Yöneticisi pozisyonunu üstlendim. Bu pozisyonlar kariyerimin şekillenmesinde önemli rol oynadı ve beni şu anki görevime hazırladı.
Şu anda kariyerime devam ederken aynı zamanda Melbourne Business School’da MBA eğitimimi sürdürüyorum. Bu eğitim, özellikle liderlik, stratejik yönetim ve iş geliştirme alanlarında kendimi daha da geliştirmeme olanak sağlıyor ve kariyerime farklı bir perspektiften bakmamı sağlıyor.
Avustralya’ya taşınma süreciniz nasıl gelişti? Bu kararın arkasında ne vardı?
Aslında İYTE bir nebze bizi yurtdışına hazırlıyor diyebilirim. Benim de lisans yıllarımın başından itibaren yurtdışında yaşama ve çalışma fikrim vardı. Hem kendimi geliştirmek hem de farklı bir kültürde mesleki deneyim kazanmak istiyordum. Mezun olduktan sonra Avustralya’nın yeni mezun mühendis vizesi ilgimi çekti. Bu vize 18 ay boyunca MÜDEK akreditasyonu olan bir bölümden mezun olmuş mühendislere Avustralya’da çalışma imkanı sağlıyordu. Bu konuda da İYTE’nin akreditasyon gibi konulara çok önem vermesi ve de %100 İngilizce eğitim vermesi benim için çok büyük bir imkan oldu. Başvurduktan sonra bir hafta içinde vizemiz çıktı ve eşimle Avustralya’ya taşınma sürecimiz başladı. Kendisi de 2016 Makina Mühendisliği mezunu ve o da İYTE’den mezun olmanın bu konudaki etkisi için aynı şeyleri söyleyecektir. Elbette kolay bir karar değildi ve bugüne gelene kadar çok kolay bir süreç de geçirmedik ama şu anda geriye dönüp baktığımda çok doğru bir adım olduğunu görüyorum.
Şu anda hangi alanda ve pozisyonda çalışıyorsunuz? Kısaca görevlerinden bahsedebilir misiniz?
Şu anda Medicines Development for Global Health isimli kar amacı gütmeyen bir ilaç şirketinde CMC (Chemistry, Manufacturing and Control) ve Tedarik Yöneticisi olarak çalışıyorum. Şirket olarak düşük ve orta gelirli ülkelerde nadir görülen veya ihmal edilmiş hastalıklar için ilaç geliştiriyor, bu ilaçları hastalara ücretsiz ulaştırıyoruz.
Benim görevim, klinik ve ticarileşme aşamasındaki ürünlerin üretim süreçlerini yönetmek, tedarik zinciri planlamasını yapmak ve tüm bu süreçlerin regülasyonlara uygun ilerlemesini sağlamak. Aynı zamanda teknik dokümantasyon, kalite kontrolleri ve dış üreticilerle koordinasyon da sorumluluk alanıma giriyor. Hem bilimsel hem operasyonel yönü güçlü, çok yönlü bir pozisyon.
İYTE’de edindiğiniz bilgi ve beceriler iş hayatında size nasıl katkı sağladı?
İYTE’de aldığım sağlam teorik eğitim, iş hayatında teknik konulara hızlı adapte olmamı sağladı. Özellikle problem çözme yaklaşımım, analitik düşünme yeteneğim ve disiplinli çalışmamın temelleri orada atıldı. Ayrıca araştırma yapma ve doğru kaynaklara ulaşma konusunda da İYTE’nin katkısını hep hissettim. Bu Avustralya’daki iş hayatında diğer bir çok insandan ayrılmamızı sağlıyor. Biz kesinlikle çözüm odaklı yetiştiriliyoruz ve bu iş hayatında çok önemli.
Yurtdışında çalışmak size mesleki ve kişisel anlamda neler kattı?
Yurtdışında çalışmak bana farklı bakış açıları kazandırdı. Çok kültürlü bir ortamda iletişim kurma becerim gelişti. Mesleki olarak daha çözüm odaklı, esnek ve sistematik çalışmayı öğrendim. Kişisel olarak ise kendi sınırlarımı keşfettim, özgüvenim arttı ve değişime uyum sağlama yeteneğim gelişti.
Son olarak, İYTE’de okuyan öğrencilere veya yeni mezunlara ne gibi tavsiyelerde bulunmak istersiniz?
Her şeyden önce kendinize güvenin ve öğrenmeye açık olun. Üniversite yılları sadece teknik bilgi edinme zamanı değil; aynı zamanda sizi siz yapan becerileri geliştirme fırsatıdır. Farklı alanları keşfetmekten, yeni şeyler denemekten çekinmeyin. Ben İYTE’deyken Halk Dansları Topluluğu’nda aktif olarak yer aldım ve bu deneyim bana hem aidiyet duygusu hem de ekip içinde çalışmanın önemini kazandırdı. Hangi alanda olursa olsun, üniversite dışında yaptığınız her şey sizi daha donanımlı ve özgüvenli biri haline getiriyor. Eğer yurtdışında yaşamak veya çalışmak gibi bir hayaliniz varsa, bunu ertelemeyin ve küçük adımlarla bu hedefe yaklaşın — bazen bir başvuru bile çok şeyi değiştirebilir. Zaman zaman zorlanacaksınız, kararsız hissedeceksiniz — ama bu da büyümenin bir parçası. Cesur olun, esnek olun ve her deneyimi bir öğrenme fırsatı olarak görün. Unutmayın, en büyük değişim konfor alanının dışında gerçekleşir.
Vakit ayırdığınız için çok teşekkürler!

