
“Bir Şeyin imkânsız olduğuna inanırsanız, aklınız bunun neden imkânsız olduğunu size ispatlamak üzere çalışmaya başlar. Ama bir şeyi yapabileceğinize inandığınızda, gerçekten inandığınızda, aklınız yapmak üzere çözümler bulma konusunda size yardım etmek için çalışmaya başlar” Dr. David J. Schwartz
Cam tavan sendromu, en basit haliyle görünmez bir üst sınır anlamına geliyor. Potansiyelinizin önündeki engel olarak da tanımlanabilir. Genellikle kadınlarda görülen bu durumun ise pek çok nedeni bulunuyor.
En genel hatlarıyla kurumsal hiyerarşide kadınların yaşadığı sıkıntıları anlatmak için kullanılan cam tavan sendromunu en iyi anlatan örneklerden biri ise pire deneyi*;
Bilim insanları pirelerin farklı yükseklikte zıplayabildiklerini görürler. Bu nedenle birkaç pireyi 30 cm yüksekliğindeki bir cam fanusun içine koyarlar. Fanusun altına ise metal bir zemin koyulur ve bu zemin ısıtılır. Sıcaktan rahatsız olan pireler zıplayarak kaçmaya çalışır ama başlarını tavandaki cama çarparak düşerler. Zemin sıcak olduğu içinse tekrar zıplar ve tekrar başlarını vurup düşerler. Pireler camın ne olduğunu bilmediklerinden, kendilerini neyin engellediğini anlamakta zorluk çeker. Defalarca kafalarını cama vuran pireler sonunda o zeminde 30 santimden fazla zıplamamayı öğrenir.
Artık hepsinin 30 cm zıpladığı görülünce deneyin ikinci aşamasına geçilir ve tavandaki cam kaldırılır. Zemin tekrar ısıtılır. Tüm pireler eşit yükseklikte, 30 cm zıplar. Üzerlerinde cam engeli yoktur, daha yükseğe zıplama imkanları vardır ama buna hiç cesaret edemezler. Başka bir seçenekleri olduğunu düşünemezler ve aslında daha iyisi yapma şansları varken yapmazlar. Cam tavan sendromu da en iyi bu şekilde özetlenebilir.

1986’da Wall Street Journal’daki bir makale popüler hale gelen bu terim, özellikle kadınların iş hayatında yükselememesini, önlerinde bir engel varmış gibi hissetmelerini anlatıyor. Kadınların yönetimde üst düzey işlere terfi etmelerini önleyen yapay bir engel için kullanılan bir metafor.
Kadınlar herhangi geçerli bir sebep olmamasına rağmen, çalıştıkları kurum içindeki erkek egemenliği ya da baskılanma nedeniyle terfilerinin önünde pek çok engel varmış gibi hissediyorlar. Yani adeta cam bir tavan varmış gibi, kendi potansiyellerinin farkına varamıyorlar. Tabii ki bunun temel nedenlerinden biri dünyadaki cinsiyet eşitsizliği.
Dünya Ekonomi Forumu her sene Küresel Cinsiyet Eşitsizliği Endeksi yayınlayarak dünya genelinde kadın ve erkeklerin durumunu değerlendiriyor. Bu endeks hesaplanırken kadınların ekonomiye katılımı; eğitime, sağlık hizmetlerine erişimi ve siyasete katılımları dikkate alınıyor. Maalesef cinsiyet eşitsizliği ve negatif ayrımcılık nedeniyle çoğu kadın iş hayatında kendi potansiyelini ortaya çıkaramıyor. Bu durum yalnızca kadınlarda değil bir grup içindeki azınlıklarda da görülüyor.
Bunun yanı sıra kadın çalışanların daha yoğun olduğu sektörlerde de erkekler cam tavan sendromu yaşayabiliyor.
*David J. Schwartz

